Cafe IK » Uncategorized

Yoksa Alzheimer mı oldum?

Derya Gönüllü tarafından 20-11-2011 tarihinde (Anketler, Uncategorized) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : , ,

Son zamanlarda sürekli kendime sormaya başladığım bir soru : “Yoksa Alzheimer mı oldum?”

Neyse ki bu sabah okuduğum yazı biraz beni rahatlattı :)

Özellikle neden böyle olduğumun makalede nedenlerini okuduğumda tüm nedenlerin bende olduğunu gördüm:

Kronik stres

Hasta bina sendromu (1 kişilik alanda 3-5 kişi oturmak, aydınlatma, ses, havalandırma vs…)

Bilgisayar kasaları ofis içinde olması (PC kasalarıçok fazla manyetik alan oluşturuyor, kasalar dışarıda olmalı)

Dalgasız hava sahası (Cep telefonlar sinyalleri, TV, yüksek gerilim hatları, baz istasyonları, bunlar atmosferimizi kirletiyor)

Peki çözüm yolları neler?

Stresi yok etmek

Çalışma saatlerini iyileştirmek

Spor yapmak

Bölerek tatil yapmak ( üç ayda bir )

dinlenerek çalışmak, doğru beslenmek, kablosuz hatlardan kablolouya dönmek

Yukarıda belirtilen koşullara göre iş bulmak ya da mevcut düzeni değiştirmek zor olabilir, ama bence en azından spor yapmak, dinlenerek çalışmak, doğru beslenmek ve tabi ki stres ile baş etmenin yollarını bulmak unutkanlıklarımızı yenmemiz için bir adım olacak ise bugünden başlamayı öneriyorum.

İK yazılımı olmadan asla

Derya Gönüllü tarafından 30-10-2011 tarihinde (Diğer, Uncategorized) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler :

Bilgisayardan önce ve bilgisayardan sonra diye zamanı 2′ye ayırmak isterim.

Bilgisayar öncesi dinlediklerim inanılmaz, daktiloda saatlerce yazılan dokümanlar sonra bir yanlışlık olduğunda herşey sil baştan..

Neyse ki o dönemleri yaşamadım bilgisayar olmadan şuan hayatı düşenemiyorum, şimdi artık yazılımlar sayesinde hayat çok kolay..

Çalışanların eğitim planlarını, kariyer haritalarını, tüm geçmişini tek bir tuşa basarak yöneticiler görüntüleme şansına sahip, Bu şekilde terfiler, gelişim planlarını ortaya koymak çok daha kolay..

Peki buna geçemeyen şirketler ne yapıyorlar?

Maalesef iki dudak arasından çıkan herşey doğru kabul ediliyor, ve çalışanların şirkete inancı zaman içerisinde yok oluyor. Ben İK yazılımları olmayan şirketlerin büyüme şansı olduğuna inanmıyorum.

İK sisteminiz yok ise ölçemezsiniz, ölçemediğiniz bir şeye ne siz inanırsınız ne de şirket çalışanları inanır.

Eğer İK Departmanı’nı prestijli bir konum sağlamak istiyorsanız kesinlikle doğru sistemler almaktan korkmayın, korktuğunuz sürece maalesef küçük dünyanızdan büyük dünyaya açılma şansınız yok oluyor…

Bugünlerde çalıştığım şirket de bunun bilincinde olarak, İK yazılımında değişime gidiyor, çok zordur sistem değişiklikleri ama olmadan da asla yola devam edemeyiz, umarım az sancılı bir geçiş süreci beni bekliyordur :) )

Buarada sizin geçiş esnasında önerileriniz var mı?

Ekip Yönetmek

Derya Gönüllü tarafından 18-09-2011 tarihinde (Uncategorized, Yönetici Yetiştirme) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : , ,

İşi teknik açıdan yapmak aslında işin kolay kısmı diye düşünüyorum, teknik açıdan yeterli donanıma sahip olmak belli bir süre sonra oluyor, ancak işi bir ekip ile yapmak sanat, bir ekibe iş yaptırmak onları eğitimek,geliştirmek ve yönetmek bambaşka bir sanat… İşte yeni iş bana bunları öğretiyor, gerçekten zor ama çok zevkli bir süreçten geçiyorum.

İş hayatına atıldığım günden itibaren hep “ben yönetici olsaydım, ekip için şöyle yapardım, böyle yapardım” gibi söylemlerde bulunurdum, bunu birçok arkadaşım da yapıyor, yöneticilerimizi eleştiriyoruz…

Ancak o koltuğa oturduğunuz zaman işte o zaman işler değişmeye başlıyor işte o zaman gerçekten bu işin ne kadar zor bir iş olduğu anlaşılıyor.

Ben de yeni yeni bu yetkinliğimi geliştirmeye çalışıyorum, hiç kolay değil ama bence çok zevkli…

Özellikle koçluk etmekten büyük mutluluk duyuyorum, yaşanan sıkıntıları nasıl çözebilecekleri ile ilgili yollar gösteriyorum ancak asla ne yapmaları gerektiğini söylemiyorum. Çünkü ekibin gelişmesinin sorumluluk vererek olduğuna inanıyorum, siz önerilerde bulunuyorsunuz ancak karşı taraf ne yapması gerektiğini kendisi seçmeli ve bunun sorumluluğunu mutlaka taşımalı.

Şimdiye kadar örnek aldığım çok az yönetici oldu ve kesinlikle onların da bu şekilde yönettiklerine tanık oldum, onlarla çalışırken mutlu oluyordum çünkü benden sonucu istiyorlardı, o sonuca ulaşmak için de alınan kararları bana bırakıyorlardı. Bir keresinde bir yöneticime bir proje ile ilgili birkaç soru yönlendirdiğimde “Derya’cığım bu kararları verebilecek bilgiye sahipsin, sen kendi kararlarını al, eminim doğru iş ortaya çıkacaktır” şeklinde benimle konuştuğunda, yaptığım işe inancım ve sorumluluk duygum çok daha fazla artmıştı. Çünkü bana olan güveni zedeleyemezdim en doğru işi ortaya koymalıydım.

Ben de bunu yapmaya çalışıyorum, ve bu tarz kişilerle beraber çalışmaktan mutluluk duyuyorum, gerçekten sorumluluk bilinci yüksek, işi en kaliteli şekilde ortaya koyan kişilerle aynı projelerde yer almak çok keyifli…

Ancak şimdiki Y neslinin genel rahatlığından mı, hayata bakış açılarında  işin öneminin daha alt sıralarda olmasından mı kaynaklanıyor bilemiyorum ancak gerçekten de bazı zamanlar işi delege ederken zorlanıyorum.

Görevi teslim edip, teslim tarihini veriyorum ancak işin teslim tarihinde hala başlangıç noktasında olduğunu öğrendiğimde nasıl bir tepki vermem gerektiğini bilemiyorum. Siz nasıl bir yöntem izliyorsunuz?

Yöneticiliğe ilk adım attığınızda siz neler ile karşılaşmıştınız?

Ben sakin kalmaya çalışıyorum ama içimde acaba doğru mu yapıyorum diye hep kendimi sorguluyorum.

Yeni bir işe başlarken..

Derya Gönüllü tarafından 07-08-2011 tarihinde (Diğer, Uncategorized) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler :

Çok uzun zaman oldu, ne yazık ki korktuğum başıma gelmek üzereydi,  tam gerçekten İK yazılarımdan kopmak üzereyken, bugün  masa başına oturabildim..

Geçtiğimiz aylar benim için nasıldı?

Yeni bir işe  başladım, her yeni işe başlayan kişi gibi ben de heyecanlı ve bir an önce herşeyi öğrenmek için hızlı bir süreç yaşadım,

Şimdiler de artık yavaş yavaş yoluna girmeye başladı herşey, ve ben de aranızdayım..

Yeni bir iş değişikliğinde sizler nelere dikkat ediyorsunuz? Neler yapıyorsunuz?

Ben bu geçtiğimiz aylarda neler yaptım, biraz paylaşmak isterim:

Öncelikle sektör değiştirdiğim için sektörü tanımaya çalıştım, sektör için neler önemli, bu sektörde çalışan kişiler için neler önemli, yönetimin İK’ya bakış açısı, çalışanların İK’ya bakış açısı, ve bir de aslında belki çok yapılmaması gereken birşey; eski ile yeniyi karşılaştırmak..

Artık şirketin İK’ya bakışını ve çalışanların bakışına hakim olduğumu düşünüyorum, sigorta sektörü Türkiye’de çok yeni yeni yükselmeye başlayan ve kesinlikle hak ettiğini bulamadığını düşündüğüm bir sektör.. Avrupa, Amerika  standartlarına gelmesi de çok uzun zaman alacağa benziyor..

Ancak kesinlikle eski yıllara göre yükseliyor ve bu yükselme devam edeceğe benziyor, yurtdışından inanılmaz bir ilgi var Türk sigorta şirketlerine, hatta günümüzde 2-3 %100 Türk sigorta şirketi kaldı diyebiliriz. Bence bu yurtdışı yatırımlar  Türk halkının sigortaya bakış açısını güçlendirecektir zaman içerisinde…

Bu tarz gözlemlerle başlıyoruz yeni işe çoğumuz bence, çok objektif yorumlayabiliyoruz şirkette olup bitenleri.. (senelerdir orada çalışan kişilerden daha objektif şirketi yorumladığımız kesin bence) 

Çok sık olmamakla beraber arada yeni başlangıçlar, hepimizi dinamik tutuyor düşüncesindeyim, ancak bu kesinlikle sık olmamalı….

Yeni işe başlayan herkese iyi şanslar diliyorum…

18. ULUSAL İNSAN YÖNETİMİ KONGRESİ GÖZLEMLER…

Derya Gönüllü tarafından 17-10-2010 tarihinde (Uncategorized) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : , ,

Evet ne yazık ki kongrenin sadece bir gününe katılabildim ve naçizane bazı yorumlarım var ve bunları da sizlerle paylaşmak istiyorum:

Kongrede değinilen ana tema ‘İnsandan kültüre ,kültürden insana’ idi. Evet gerçekten de ne kadar önemlidir şirket kültürü, şirket kültürleri uzun bir süreç sonrası yerleşir ve işe alım yapan ikcılar olarak, işe alımda bir diğer önemli husus da şirket kültürüne adayın ne kadar uyum sağlayabileceği sorgulanır. Benim de işe alımda gerçekten önem verdiğim konulardan biridir.

Yazinin devamını oku »