Cafe IK » Diğer

İK yazılımı olmadan asla

Derya Gönüllü tarafından 30-10-2011 tarihinde (Diğer, Uncategorized) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler :

Bilgisayardan önce ve bilgisayardan sonra diye zamanı 2′ye ayırmak isterim.

Bilgisayar öncesi dinlediklerim inanılmaz, daktiloda saatlerce yazılan dokümanlar sonra bir yanlışlık olduğunda herşey sil baştan..

Neyse ki o dönemleri yaşamadım bilgisayar olmadan şuan hayatı düşenemiyorum, şimdi artık yazılımlar sayesinde hayat çok kolay..

Çalışanların eğitim planlarını, kariyer haritalarını, tüm geçmişini tek bir tuşa basarak yöneticiler görüntüleme şansına sahip, Bu şekilde terfiler, gelişim planlarını ortaya koymak çok daha kolay..

Peki buna geçemeyen şirketler ne yapıyorlar?

Maalesef iki dudak arasından çıkan herşey doğru kabul ediliyor, ve çalışanların şirkete inancı zaman içerisinde yok oluyor. Ben İK yazılımları olmayan şirketlerin büyüme şansı olduğuna inanmıyorum.

İK sisteminiz yok ise ölçemezsiniz, ölçemediğiniz bir şeye ne siz inanırsınız ne de şirket çalışanları inanır.

Eğer İK Departmanı’nı prestijli bir konum sağlamak istiyorsanız kesinlikle doğru sistemler almaktan korkmayın, korktuğunuz sürece maalesef küçük dünyanızdan büyük dünyaya açılma şansınız yok oluyor…

Bugünlerde çalıştığım şirket de bunun bilincinde olarak, İK yazılımında değişime gidiyor, çok zordur sistem değişiklikleri ama olmadan da asla yola devam edemeyiz, umarım az sancılı bir geçiş süreci beni bekliyordur :) )

Buarada sizin geçiş esnasında önerileriniz var mı?

Yeni bir işe başlarken..

Derya Gönüllü tarafından 07-08-2011 tarihinde (Diğer, Uncategorized) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler :

Çok uzun zaman oldu, ne yazık ki korktuğum başıma gelmek üzereydi,  tam gerçekten İK yazılarımdan kopmak üzereyken, bugün  masa başına oturabildim..

Geçtiğimiz aylar benim için nasıldı?

Yeni bir işe  başladım, her yeni işe başlayan kişi gibi ben de heyecanlı ve bir an önce herşeyi öğrenmek için hızlı bir süreç yaşadım,

Şimdiler de artık yavaş yavaş yoluna girmeye başladı herşey, ve ben de aranızdayım..

Yeni bir iş değişikliğinde sizler nelere dikkat ediyorsunuz? Neler yapıyorsunuz?

Ben bu geçtiğimiz aylarda neler yaptım, biraz paylaşmak isterim:

Öncelikle sektör değiştirdiğim için sektörü tanımaya çalıştım, sektör için neler önemli, bu sektörde çalışan kişiler için neler önemli, yönetimin İK’ya bakış açısı, çalışanların İK’ya bakış açısı, ve bir de aslında belki çok yapılmaması gereken birşey; eski ile yeniyi karşılaştırmak..

Artık şirketin İK’ya bakışını ve çalışanların bakışına hakim olduğumu düşünüyorum, sigorta sektörü Türkiye’de çok yeni yeni yükselmeye başlayan ve kesinlikle hak ettiğini bulamadığını düşündüğüm bir sektör.. Avrupa, Amerika  standartlarına gelmesi de çok uzun zaman alacağa benziyor..

Ancak kesinlikle eski yıllara göre yükseliyor ve bu yükselme devam edeceğe benziyor, yurtdışından inanılmaz bir ilgi var Türk sigorta şirketlerine, hatta günümüzde 2-3 %100 Türk sigorta şirketi kaldı diyebiliriz. Bence bu yurtdışı yatırımlar  Türk halkının sigortaya bakış açısını güçlendirecektir zaman içerisinde…

Bu tarz gözlemlerle başlıyoruz yeni işe çoğumuz bence, çok objektif yorumlayabiliyoruz şirkette olup bitenleri.. (senelerdir orada çalışan kişilerden daha objektif şirketi yorumladığımız kesin bence) 

Çok sık olmamakla beraber arada yeni başlangıçlar, hepimizi dinamik tutuyor düşüncesindeyim, ancak bu kesinlikle sık olmamalı….

Yeni işe başlayan herkese iyi şanslar diliyorum…

Yaz döneminde stajyerlik

Derya Gönüllü tarafından 14-09-2010 tarihinde (Diğer, Örgütsel Gelişim) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Bir yaz daha geldi ve geçiyor ve şirketlerin çoğu üniversite öğrencilerine stajyerlik konusunda destek oluyorlar, stajyerler de yıllık izinlerin arttığı bu dönemde çalışanlara yardımcı oluyorlar. Bence staj dönemini doğru kullanmak çok önemli. Açıkçası ben üniversite yıllarında stajyerlik yaparken ne yapıp ne yapmamam gerektiğine karar vermiştim. O yüzden de stajın öğrenciler için önemli olduğuna inanıyorum. Eminim birçok öğrenci işte bu şekilde iş hayatına hazırlanıyor, malesef Türkiye standartlarında verilen eğitim hayatı çok teorik, Avrupada olduğu gibi değil, sanayi-üniversite iş birliği yok denecek kadar az, bu nedenle de öğrenci sadece iş hayatını 1 ay yaptığı yaz stajlarında tanıma fırsatı yakalıyor. Durum böyle olunca da İnsan Kaynakları görevlilerine ve öğrencilerin staj yaptığı bölümlerin yetkililerine aslında çok ciddi görevler düşüyor. Mesela bu haziran ayında Assan Alüminyum’da staj yapan bir arkadaşımız, metalurji mühendisliği okumasına rağmen kesinlikle üretimde yer almak istemediğine karar vermiş, düşüncesini benimle paylaştı, gerçekten haklıydı benim de gözlemlerime göre üretimde çalışabilecek bir profil değildi. Bu arkdaşımız belki okuduğu bölümün kendisine uygun olmadığını farketti ama mecburen artık devam ediyor, mezun olmak zorunda hissediyor kendini, ancak en azından bir ikinci hata yapmayacak hayatında, ve iş hayatına yaptığı stajlar sayesinde daha bilinçli, ne istediğinden emin bir şekilde başlayacak. İşte stajın ne kadar önem arz ettiğinin bilinciyle eğer hareket edersek öğrencilerin verimli staj süreci yaşamasına ve geleceklerinin doğru bir şekilde şekillenmesine destek olabiliriz.

Staj dönemi hem öğrenci hem de işveren tarafında bu kadar önemli iken, stajları yapılandırmak ve tasarlamak gerekiyor, stajyerlere zamanlarını doldurmaları için ıvır zıvır işleri yaptırmak bence çok doğru değil, daha yapılandırılmış bir staj dönemi tasarlamak gerekiyor bu da öncelikle İK yetkililerinin elinde..

2010 yaz ayında edindiğim kaynaklara göre stajyer alan şirketler ve sayıları:

Assan Alüminyum: 100 kişi
Alcatel-Lucent: 75 kişi
Finansbank:600
Türk Henkel: 93
Opet: 80
P&G Türkiye: 100 kişi

İşyerinde etik kurallara uymamak

Derya Gönüllü tarafından 14-09-2010 tarihinde (Diğer) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : ,

Bu yazımda aslında bir arkadaşımın yaşadığı  bir olayi anlatmak istiyorum: aslında arkadaşım şehirdışında çalışıyor ancak kendisine bağlı ofislerden biri de İstanbul’da yer alıyor. Geçen hafta sonu aniden İstanbul`a gelmeye karar verdi, yasanan sorun kendisine bagli ofiste calisanlardan birinin gorevi kotuye kullanarak bazi urunlerin ortadan yok olmasi ile ilgiliydi… Arkadasim kimin yaptigini kanitlamak icin buraya geldi ancak ne yazikki video kayitlarindan hatali kisinin kim oldugunu bulamadi. Benim kendisine onerim herseyi yazili yapmasi sozlu olarak yapilan uyarilarin ileride kendisine sorun olabilecegini belirttim. Ne yazikki arkadasim yapan kisi eger bu hatayi bir kez daha yaparsa ve kimin yaptigi yine ortaya cikmazsa herkes isinden olacak.Ne kadar kotu degil mi malesef hayatta da hep boyle olmuyor mu birilerinin yaptigi hatayi takim olarak herkes odemek zorunda,dogrusu da bu zaten, bu nedenle benim bu sirketteki calisanlara tavsiyem catlak sesi biran once tespit etmeleri olabilir. Ofiste bu tarz ahlaki degerlerden uzak davranislar isten cikarma nedeni olmasi cok dogaldir, bu tarz davranislar cezalandirilmalidir. Ancak beni asil dusunduren kisilerin bu kadar caresiz olmasi, acikcasi bu olay sonrasinda merak ettigim unsur su oldu; acaba bu tarz olaylar sirketlerde ne kadar siklikta yasaniyor ve cozum olarak IKcilar nasil bir yol izliyorlar?

17. Ulusal İnsan Yönetimi Kongresi

Derya Gönüllü tarafından 16-11-2009 tarihinde (Diğer, Seminer/Konferans) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : , ,

9-11 Kasım tarihleri arasında gerçekleşen 17. Ulusal İnsan Yönetimi Kongresine katılma şansını  yakalayanlardan biriydim. Geçen hafta gerçekleşen kongre hakikaten bence krize rağmen çok çoşkuluydu. Kongrenin bu seneki ana teması Bumerang etkisi idi. Kongre PERYÖN Başkanı Yiğit Oğuz Duman’ın çok etkileyici sunumu ile başladı, Yiğit Bey 2008′den günümüze kadar globalde ve Türkiye’de olan olayları hafızalarımıza çarpıcı bir şekilde bir kez daha getirdi. Aynı zamanda Bumerang etkisi ile neler olduğunu ve gelecekte bizi nelerin beklediğini bir kez daha vurguladı. (ki buna çok katılan bir insanımdır, kimseyi küçük görmemek gerekir ahenk ancak herkesin kendisine ve işine verdiği önem ile sağlanabilir)Daha sonra Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız Ömer Dinçer’in konuşması ile sunumlar devam etti.

Bence krize rağmen çok başarılı ve hedefine ulaşan bir kongre oldu. Yiğit Bey’in bilgilendirmesine göre kongreye bu sene 350′yi aşkın şirket ve günde yaklaşık 1500 ziyaretçi kongreye katılımda bulunmuş. Bence rakamlar oldukça iyi…Geçen sene kongreye katılamamıştım ancak edindiğim bilgiye göre geçen seneki kongrede krizin etkileri hissediliyordu, tabi herkes birden bire krizle karşı karşıya gelmişti ve ister istemez savunmasız yakalanmıştı, ancak bu sene kriz devam etmesine rağmen sanırsam artık bizler bu gerçek ile yaşamayı öğrendik ve hayatın krize rağmen devam ettiğini kanıksadık.

Kongreye katıldığım için kendimi hakikaten çok şanslı hissediyorum ve alanlarında uzman kişilerin değerli görüşlerini dinlemenin çok şey kattığını düşünüyorum. Konuşmacılarla biz misafirleri bir araya getiren ve kongrede katkısı olan herkese kendi adıma teşekkürü bir borç bilirim. Gelecek sene yine farklı temaları içerecek kongrede buluşmak üzere…

İK firmaları beklentilerin ötesine nasıl geçebilir? (3.Bölüm)

Derya Gönüllü tarafından 27-09-2009 tarihinde (Diğer, Seçme Yerleştirme) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : ,

Müşteri ile yeni işe alınacak personel hakkında bilgi almaya devam ediyoruz. İşte müşteriye sorulması gereken diğer sorular…

6. Ekip çalışması gereksinimini belirlemek:

“Yeni eleman kimlerle beraber ve ne tür projelerde görev alacak? Birlikte çalışacağı ekibin özellikleri nedir?” Bu sayede elemanın birlikte çalışacağı ekibi tanıyabilir ve bu ekibe uygun bir aday işe alınabilir. Ekibin özelliklerini öğrenmek adayların benzer ekipler içerisinde çalışmış olup olmadığını da tanımlamaya yardımcı olacaktır.

7. Yönetim ekibini tanımak:

“Personelin bağlı olarak çalışacağı yönetici ekip kimler oluşuyor ve bu ekibin ana hedefleri nelerdir?”

Yönetici ekibin yanı sıra bu ekibin projeleri ve beklentilerini tanımlamaya çalışmak gerekir. Bu sayede bu ekibin birlikte uyumlu çalışacağı bir adayı belirlemek mümkün olacaktır.

8. Uzun vadeli planlar ve stratejileri öğrenmek:

“Bu personel ile ilgili uzun vadeli planlar ve stratejik hedefler nelerdir? İleride ne tür projelerde görev almasını istiyorsunuz?” Bu soru oldukça önemli, çünkü müşterinin bu soruya vereceği cevap sayesinde işe alınacak elemanın uzun vadede yönetici ekip, planlama grubu veya teknik ekipten hangisinde görmek istediği anlaşılır.Çoğu zaman bu ayrım yapılamadığı için çok iyi yönetici olabilecek bir aday, son derece teknik bir görev için işe alınabiliyor.

9. En iyiyle karşılaştırmak:

“Bu görevi en iyi şekilde yapacak olan insanların sıradan elemanlardan ne gibi farkları vardır? Sizin bu görev için tanıdığınız en iyi eleman neyi farklı yapıyor?” Bu soruya verilecek cevap ile aranan özelliklerden gözden kaçanları yakalamak mümkün olabilir.

10. En önemli görevini belirlemek:

“Bu görevde yer alacak kişiden en kritik beklentiniz nedir? Adayın tüm sorumluluklarını düşündüğünüzde vazgeçemeyeceğiniz en önemli görevi ne olacak?” Bu soruya verilecek yanıt ile müşterinizin görev için en önemli beklentisini tespit etmiş olacaksınız.

Bu şekilde uygun adayın uygun işe yerleşmesi daha kolay olacaktır, hem müşterinin beklentilerinin ötesine geçmiş olunacak hem de uzun vadede bir iş ortağı olarak çalışma imkanı yakalanacaktır. Bu çalışmaları yapan firmaların daha uzun ömürlü olacağı ve fark yaratacağı kanısındayım.

İK firmaları beklentilerin ötesine nasıl geçebilir? (2.Bolum)

Derya Gönüllü tarafından 21-09-2009 tarihinde (Diğer, Seçme Yerleştirme) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : ,

Müşteri için en doğru personeli seçmek ve bu esnada en sağlıklı iletişimi kurmak için 10 temel noktadan bahsetmiştim. Şimdi sırayla bunları ele alalım.
1. Ana hedefleri tanımlamak:
Müşteriye; “yeni elemanın ilk 6 ay içerisinde başarılı kabul edilebilmesi için neler yapması gerektiğini” sormak gerekir. Bu sayede iki veya üç ana hedef belirlenebilir. Günde 25 müşteri görüşmesi, giderleri düşürmek veya satış kanallarını %15 genişletmek bu soruya uygun bazı cevaplar olabilir.
2. Yan hedefler geliştirmek:
Müşteriye; “bu ana hedefe ulaşmak için elemanın hangi aşamaları tamamlaması gerektiğini” sormak gerekir. Bu sayede ana hedeflerin her biri için ayrı ayrı iki veya üç yan hedef belirlenmis olur. Giderlerin kaynaklarının tespiti, satış kanalları için en uygun yeni bölgeleri tespit etmek bu soruya uygun cevaplar arasında sayılabilir.
3. Ana hedefleri netleştirmek:
Müşteriye ana hedefleri biliyor ama en uygun şekilde açıklayamıyor olabilir. Bu yüzden müşterinize; “Birkaç ay içerisinde bu göreve gelecek kişi tarafından değiştirilmesi, düzeltilmesi gereken şeyler var mı?” veya “bu görevi alacak kişinin karşılaşacağı en büyük sorun ne olabilir?” ya da “En başta çözülmesi gereken önemli problemler var mı?” gibi sorularla bu eksik bilgileri toplamaya çalışmak gerekir.
4. Sonuçlara odaklanmak:
Müşteriye büyük ihtimalle size “Alanında 5 yıl tecrübeli, şu konularda ilgili ve bu konuda diploma veya sertifikaya sahip olmalı” gibi bir görev tanımı verecektir. Onlara; “bu tanımda yer alan tecrübe onların günlük işlerinde hangi işleri gerçekleştirmelerini sağlayacak? Yeni personelin bu tecrübesini işin hangi aşamasında kullanmasını bekliyorsunuz?” diye sormak gerekir. Böylece müşterinizin öz geçmişte yazılı özelliklere değil sonuçlara odaklanmasını sağlayabilirsiniz.
5. Teknik detayları sonuçlara dönüştürmek:
Müşterinin görev tanımında belirttiği teknik detaylarla ilgili olara şu soruları sorun; “İşe alınacak olan personel bu teknik bilgileri tam olarak ne şekilde kullanacak? Bu konuda iyi olduğundan neye dikkat ederek emin olabilirsiniz?” Bu sayede teknik detaylara takılmadan müşterininin gerçek ihtiyacını daha rahat tanımlayabilirsiniz.

Hobi ve iş bir arada..

Derya Gönüllü tarafından 18-05-2009 tarihinde (Diğer) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : ,

Bu sabah yurtdışında çalışan bir arkadaşım blogumu yeni görmüş, ve bana tebriklerini iletti. Tabiki çok mutlu oldum özellikle de bu geribildirimler İK profesyonellerinden gelince daha da mutlu oluyorum.  Hiç tanıtım yapmadan kişilerin bana ulaşması ve “cafeik” ile ilgili düşüncelerini benimle paylaşmaları çok hoşuma gidiyor.

Arkadaşım bir soru sormuş mailinde nereden bu blog fikrinin aklıma geldiğini öğrenmek istemiş. Aslına bakarsanız bunun hikayesi biraz enteresan, ama şunu söylemem gerekiyor ki eğer bizler işimizi hobi haline döndürebilirsek, çok daha mutlu bir çalışma hayatına kavuşmamız kolaylaşıyor. İşte ben de işin hobi gibi algılanması gerektiğini düşünen biriyim. Bu şekilde zevk almak, işte yaratıcı olmak da kolaylaşıyor. Eminim sizlerin çevresinde de birçok kişi bulunuyor; kurumsal hayatı bir tarafa bırakıp, hobilerini artık daha çok profesyonel olarak ele alan, ben bu kişilere her zaman hayranlık duyarım. Ama ben olaya biraz daha farklı yaklaştım, eğer birçok kişi hobilerine yöneliyorsa belli bir tecrübe kazandıktan sonra, o zaman ben şimdiden kolları sıvamayı daha doğru buldum. Hem işimden daha çok zevk almak, daha çok araştırmak, hem de ileriki yıllarda arkamda İK adına bir iz bırakabilirsem ne mutlu bana.. İşte “cafeik” nın doğuşunun cevabı budur.

Krizde Yöneticilerin yaptığı hatalar

Derya Gönüllü tarafından 12-04-2009 tarihinde (Anketler, Diğer) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : , , ,

Kriz döneminde hepimizin acil ve önemli kararları alabilmemiz gerekiyor, gerçekten bu hepimiz için çok önemli ancak eğer söz konusu kişiler yöneticiler ise bunun önemi daha çok artıyor. Bu krizler son dönemde olduğu gibi küresel bir ekonomik krizden kaynaklanabileceği gibi dış etkenler veya şirket içerisindeki üretim veya yönetim kaynaklı hatalardan dolayı da ortaya çıkabilir. Peki yöneticilerin yaptıkları en önemli hatalar neler oluyor? Yapılan bir araştırmaya göre kriz anında yöneticiler tarafından yapılan en büyük 5 hata: Yazinin devamını oku »

Krizi fırsata çevirmek

Derya Gönüllü tarafından 30-03-2009 tarihinde (Diğer, Örgütsel Gelişim) kategorilerinde yayınlanmıştır.

Etiketler : ,

Geçen haftalarda İK Müdürümüz liderliğinde İK olarak “krizi  nasıl fırsata çevirebiliriz”i tespit etmek adına toplandık. Toplantının amacı öncelikle İK Departmanı olarak güçlü/zayıf yönleri/tehdit ve fırsatları görebilmekti. Bizlere birçok getirisi olan bu toplantıda, hepimiz düşük bütçeli ya da bütçe gerektirmeyen projeler için ekiplerimizi oluşturduk.  Yazinin devamını oku »