Cafe IK

Ücret Artışları

Derya Gönüllü tarafından 11-02-2014 tarihinde (Ücret) kategorileri altında yazılmıştır.

Bir ücret artışı dönemini daha iyisiyle kötüsüyle tamamladık..Ekip olarak çok ama çok yorulduk… Ama zaten bu dönem hep böyle geçiyor, yorucu, stresli özellikle de son dakika değişen birseyler var ise stres daha da artıyor!!! Bir de üstüne üstlük eğer bu süreci excelde yürütmeye çalışıyorsanız, herhangi bir ücret sisteminiz yok ise işte o zaman septik yaklaşım derinleşiyor; acaba doğru mu? acaba yanlışlıkla bir veri değişti mi? acaba neler değiştirildi de bana gönderildi? vs…
Ama her sene bu hiç sevmediğim süreç yeni birseyler katıyor bana, bu sene de farklı dersler çıkardım… Çıkardığım en büyük ders de konu ücret biler olsa herşeyin başı İLETİŞİM !!! Şeffaf oalcaksın, net olacaksın ve ne soru gelirse gelsin açıkalaycaksın ki çalışanlarla aynı tarafta olduğun her zaman hissedilsin!!!

Son olarak şahane ekibime özel teşekkür sunmak istiyorum, iyi niyetli, dikkatli , özenli ve stres ortamında bile kaliteden ödün vermeden iş çıkardınız ve benim için çok özel olan EKİP RUHUNU benimle ya da bensiz hep yaşattınız , sonsuz teşekkürler hepinize sevgiler

Doğum izni uzayacak mı?

Derya Gönüllü tarafından 05-02-2013 tarihinde (İş Kanunu) kategorileri altında yazılmıştır.

Etiketler : ,

Yine çok uzun bir ara verdim, aslında bu blog yazımında da yapılabilecek en büyük hata bu olsa gerek, tam da yazıları belli bir rutine koymuşken, bir anda aylarca yazmamak, hem beni hem de en önemlisi beni takip edenleri blogumdan uzaklaştırıyor, ama artık eşimin de büyük desteğiyle bu vermeye son verdim ve yeniden yazılarımla sizlerleyim.

Doğum izni uzayacak mı? bunu konu etmemin en büyük nedeni , şuan doğum izninde olmam ve gerçekten toplamda 16 hafta kulanılan doğum izninin ne kadar da kısa olduğunu bu süreçte malesef benim de tecrübe etmemden kaynaklanıyor. Oğlum çok daha küçük ve onu maximum 13 haftalık olmuşken bırakmak zorundayım, ama yeni kanun tasarısında bu sürenin uzama şansı var, bu yasa muhtemelen bana yetişmeyecektir, çünkü benim iznimin bitmesine çok az bir süre kaldı ama benden sonra anne olacaklar için çok büyük bir şans olduğunu dşünüyorum. Belki de hükümetin bayanlara yönelik yapmış olduğu en faydalı adım bu olabilir, özellikle de kürtaj yasasının konuşulduğu şu günlerde…

Aileyi aile yapan çocuklarımıza dünyaya geldikleri ilk günlerinde, annelerine herşeyden daha çok ihtiyaç duydukları ilk zamanlarda doğum izninin uzaması çiçeği burnunda anneleri eminim sevinçten havalara uçuracaktır.

AÇEV’de doğum izninin uzaması ile ilgili çalışmaları hükümete sunan bir arkadaşımızı eşim aradı, malesef kendisi de bir tarih söyleyemedi, çünkü hala netleşmemiş, yasa çıkacak deniliyor ama hangi şanslılar bundan faydalanabilecek orası malum…

Benim gibi çiçeği burnunda annelerin şansının bol olmasını diliyorum…

Geribildirim vermek ve geribildirim almak

Derya Gönüllü tarafından 18-05-2012 tarihinde (Seçme Yerleştirme) kategorileri altında yazılmıştır.

Etiketler : ,

Uzun zamandan sonra yine yazmaya karar verdim, aslında uzun zamandır yaşadıkarımı, tanık olduklarımı biriktirdim, bunları da ileriki dönemlerde paylaşacağım.

bugün bir mülakat yaptım, ve bu mülakat esnasında adaya neden işten ayrılmak istediğini sorduğumda aday bana bir süre önce şirkette bir “Yönetici Değerlendirme Anketi” yapıldığını ve bu anketin sonuçları çok iyi çıkmayınca yöneticinin çalışanlarına karşı tepkili davrandığını , kendisinin de bu huzursuz ortamda daha fazla çalışmamak adına iş aradığını belirtti.

Ne kadar enteresan değil mi? Kendisine bağlı 10 kişinin hayatını bir anda zindana çeviren bir yönetici, halbuki mutlu olmamız gerekiyor aldığımız geri bildirimlerle, olumlu, olumsuz hiç farketmez…

İnsanız, elbette ki olumlu geribildirimler gururumuzu okşayacaktır, egomuzu tatmin edecektir, ama bunlar gelişimimizi sağlamayacaktır. Asıl olumsuz geribildirimler gelişimimizi sağlayıp , bizi olgunluk seviyesine taşıyacaktır. Ben kendi ekibime arada soruyorum, ama tabi ki bununla ilgili olarak gerçekten amacım dışardan nasıl algılandığımı, stilimin nasıl yorumlandığını anlamak, olumsuzluklar mutlaka var, insanız, olacak tabi, ama bunları nasıl iyileştiririz, buna kafa yormak en doğrusu…

Bana bu olayı anlatan aday ve ekipteki diğer kişiler adına çok üzüldüm, sevdikleri ortamdan sadece dürüst davrandıkları için işlerinden olacaklar. ama en çok da yönetici adına üzüldüm.

Ama suçlamamak gerekiyor, türk toplumda çok az insan vardır, olumsuz gerigeldirim alabilen ama bu araada olumsuz geribildirim vermek için de doğru bir stilinizin olması gerekiyor. Yapıcı olmak, karşı tarafın iyiliği için geribildirim verdiğinizi anlatmak çok önemlidir. Empati kurabilen kişileirn, geribildirim verirken çok daha başarılı olduğuna inanıyorum, EQ ları yüksek olanlar konuşmalarında kendileirni karşı tarafın da yerine koyabildikleri için, sözcüklerini dikkatli seçiyorlar ve hazırlıklarını yapıyorlar. Geribildirim vermek pata küt sözcükleri dökmek değildir, kafanızda cümleleri kurup, karşı taraf ile bu şekilde konuşmak çok daha verimli sonuçlar doğuracaktır.

Umarım sizlerde geribildirim alabilen ve doğru geribildirimleri verebilen şanslı çalışanlardan olursunuz.

İşe alımcının görevi ne olmalı?

Derya Gönüllü tarafından 05-02-2012 tarihinde (Seçme Yerleştirme) kategorileri altında yazılmıştır.

Etiketler : ,

İşe alım yapan İnsan Kaynakları sorumluları için en zor işlerden biri, müşterinin tam oalrak de ne istediğini bilmemesi, sürekli fikir değiştirmesi, çerçeveyi net çizmemesidir.

Neden mi zor? çünkü işe alımcı milyonlarca aday arasından kime ulaşması gerektiğini çözemez ve boşu boşuna zaman kaybeder.

Ama bu işe gönül veren işe alımcılar,  işe alım yaparken, iç müşterinin iletmiş olduğu talep formu üzerinden ilerlemez, talepte bulunan yöneticiyi arar ya da kısa bir toplantı organize edip yanına gider. Gerçekten ne tarz işler yaptıracağını, öğrendikten sonra doğru adayın profili konusunda kendisini yönlendirir.

Mutlaka başınıza gelmiştir, aday sadece ön muhasebe yapacaktır, ancak bir form gelir karşınıza destan gibi.. ingilizce de bilsin, yükseklisans da yapmış olsun, tercihen 2. dil bilsin vs… Sonuçta ne yapacağini sorarsınız? Cevap: şimdilik ön muhasebe, belki ilerde genel muhasebeye alırız… Bu tarz görev ile talebin uyuşmadığı taleplerde bulunan yöneticilerimiz  olabiliyor, sonrasında ne oluyor peki? Gençler işsiz kalmaktansa teklifleri kabul ediyorlar ancak bir süre sonra özellikle 1 ya da 2 sene sonra hemen farklı alternatifleri değerlendirmeye başlıyorlar. Bu sefer de aslında şirkete fayda sağlamak isterken, en büyük zararı veriyoruz…

Bu turnoverın en büyük nedenlerinden birinin yöneticileri doğru yönlendiremeyen İK’cılar olduğunu düşünüyorum. Bizlerin işe alımdaki asli görevi sadece işe alımı gerçekleştirip, pozisyonu kapatmak olmamalı, gerçekten o iş için o kişi doğru mu, doğru değil ise hangi iş için doğru olabileceğini de sorgulamalıyız. Eğer sadece işe alım faaliyetini yapar isek, işte o zaman şirkete faydadan çok zararımız oluyor, tabi ki bu bilinci iç müşterilerimizin de biliyor olması, onları da konu ile ilgili bilgilendiriyor olmamız çok önemli. Dinleyip dinlememek kendilerinin bileceği bir iştir, ancak biz gerekli bilgilendirmeyi, uyarıyı yapmak ile kesinlikle yükümlüyüz. Hepinize işe alımda ne istediğini doğru bilen iç müşterilerle çalışmayı  diliyorum.

Yoksa Alzheimer mı oldum?

Derya Gönüllü tarafından 20-11-2011 tarihinde (Anketler, Uncategorized) kategorileri altında yazılmıştır.

Etiketler : , ,

Son zamanlarda sürekli kendime sormaya başladığım bir soru : “Yoksa Alzheimer mı oldum?”

Neyse ki bu sabah okuduğum yazı biraz beni rahatlattı :)

Özellikle neden böyle olduğumun makalede nedenlerini okuduğumda tüm nedenlerin bende olduğunu gördüm:

Kronik stres

Hasta bina sendromu (1 kişilik alanda 3-5 kişi oturmak, aydınlatma, ses, havalandırma vs…)

Bilgisayar kasaları ofis içinde olması (PC kasalarıçok fazla manyetik alan oluşturuyor, kasalar dışarıda olmalı)

Dalgasız hava sahası (Cep telefonlar sinyalleri, TV, yüksek gerilim hatları, baz istasyonları, bunlar atmosferimizi kirletiyor)

Peki çözüm yolları neler?

Stresi yok etmek

Çalışma saatlerini iyileştirmek

Spor yapmak

Bölerek tatil yapmak ( üç ayda bir )

dinlenerek çalışmak, doğru beslenmek, kablosuz hatlardan kablolouya dönmek

Yukarıda belirtilen koşullara göre iş bulmak ya da mevcut düzeni değiştirmek zor olabilir, ama bence en azından spor yapmak, dinlenerek çalışmak, doğru beslenmek ve tabi ki stres ile baş etmenin yollarını bulmak unutkanlıklarımızı yenmemiz için bir adım olacak ise bugünden başlamayı öneriyorum.

İK yazılımı olmadan asla

Derya Gönüllü tarafından 30-10-2011 tarihinde (Diğer, Uncategorized) kategorileri altında yazılmıştır.

Etiketler :

Bilgisayardan önce ve bilgisayardan sonra diye zamanı 2′ye ayırmak isterim.

Bilgisayar öncesi dinlediklerim inanılmaz, daktiloda saatlerce yazılan dokümanlar sonra bir yanlışlık olduğunda herşey sil baştan..

Neyse ki o dönemleri yaşamadım bilgisayar olmadan şuan hayatı düşenemiyorum, şimdi artık yazılımlar sayesinde hayat çok kolay..

Çalışanların eğitim planlarını, kariyer haritalarını, tüm geçmişini tek bir tuşa basarak yöneticiler görüntüleme şansına sahip, Bu şekilde terfiler, gelişim planlarını ortaya koymak çok daha kolay..

Peki buna geçemeyen şirketler ne yapıyorlar?

Maalesef iki dudak arasından çıkan herşey doğru kabul ediliyor, ve çalışanların şirkete inancı zaman içerisinde yok oluyor. Ben İK yazılımları olmayan şirketlerin büyüme şansı olduğuna inanmıyorum.

İK sisteminiz yok ise ölçemezsiniz, ölçemediğiniz bir şeye ne siz inanırsınız ne de şirket çalışanları inanır.

Eğer İK Departmanı’nı prestijli bir konum sağlamak istiyorsanız kesinlikle doğru sistemler almaktan korkmayın, korktuğunuz sürece maalesef küçük dünyanızdan büyük dünyaya açılma şansınız yok oluyor…

Bugünlerde çalıştığım şirket de bunun bilincinde olarak, İK yazılımında değişime gidiyor, çok zordur sistem değişiklikleri ama olmadan da asla yola devam edemeyiz, umarım az sancılı bir geçiş süreci beni bekliyordur :) )

Buarada sizin geçiş esnasında önerileriniz var mı?

Ekip Yönetmek

Derya Gönüllü tarafından 18-09-2011 tarihinde (Uncategorized, Yönetici Yetiştirme) kategorileri altında yazılmıştır.

Etiketler : , ,

İşi teknik açıdan yapmak aslında işin kolay kısmı diye düşünüyorum, teknik açıdan yeterli donanıma sahip olmak belli bir süre sonra oluyor, ancak işi bir ekip ile yapmak sanat, bir ekibe iş yaptırmak onları eğitimek,geliştirmek ve yönetmek bambaşka bir sanat… İşte yeni iş bana bunları öğretiyor, gerçekten zor ama çok zevkli bir süreçten geçiyorum.

İş hayatına atıldığım günden itibaren hep “ben yönetici olsaydım, ekip için şöyle yapardım, böyle yapardım” gibi söylemlerde bulunurdum, bunu birçok arkadaşım da yapıyor, yöneticilerimizi eleştiriyoruz…

Ancak o koltuğa oturduğunuz zaman işte o zaman işler değişmeye başlıyor işte o zaman gerçekten bu işin ne kadar zor bir iş olduğu anlaşılıyor.

Ben de yeni yeni bu yetkinliğimi geliştirmeye çalışıyorum, hiç kolay değil ama bence çok zevkli…

Özellikle koçluk etmekten büyük mutluluk duyuyorum, yaşanan sıkıntıları nasıl çözebilecekleri ile ilgili yollar gösteriyorum ancak asla ne yapmaları gerektiğini söylemiyorum. Çünkü ekibin gelişmesinin sorumluluk vererek olduğuna inanıyorum, siz önerilerde bulunuyorsunuz ancak karşı taraf ne yapması gerektiğini kendisi seçmeli ve bunun sorumluluğunu mutlaka taşımalı.

Şimdiye kadar örnek aldığım çok az yönetici oldu ve kesinlikle onların da bu şekilde yönettiklerine tanık oldum, onlarla çalışırken mutlu oluyordum çünkü benden sonucu istiyorlardı, o sonuca ulaşmak için de alınan kararları bana bırakıyorlardı. Bir keresinde bir yöneticime bir proje ile ilgili birkaç soru yönlendirdiğimde “Derya’cığım bu kararları verebilecek bilgiye sahipsin, sen kendi kararlarını al, eminim doğru iş ortaya çıkacaktır” şeklinde benimle konuştuğunda, yaptığım işe inancım ve sorumluluk duygum çok daha fazla artmıştı. Çünkü bana olan güveni zedeleyemezdim en doğru işi ortaya koymalıydım.

Ben de bunu yapmaya çalışıyorum, ve bu tarz kişilerle beraber çalışmaktan mutluluk duyuyorum, gerçekten sorumluluk bilinci yüksek, işi en kaliteli şekilde ortaya koyan kişilerle aynı projelerde yer almak çok keyifli…

Ancak şimdiki Y neslinin genel rahatlığından mı, hayata bakış açılarında  işin öneminin daha alt sıralarda olmasından mı kaynaklanıyor bilemiyorum ancak gerçekten de bazı zamanlar işi delege ederken zorlanıyorum.

Görevi teslim edip, teslim tarihini veriyorum ancak işin teslim tarihinde hala başlangıç noktasında olduğunu öğrendiğimde nasıl bir tepki vermem gerektiğini bilemiyorum. Siz nasıl bir yöntem izliyorsunuz?

Yöneticiliğe ilk adım attığınızda siz neler ile karşılaşmıştınız?

Ben sakin kalmaya çalışıyorum ama içimde acaba doğru mu yapıyorum diye hep kendimi sorguluyorum.

Yeni bir işe başlarken..

Derya Gönüllü tarafından 07-08-2011 tarihinde (Diğer, Uncategorized) kategorileri altında yazılmıştır.

Etiketler :

Çok uzun zaman oldu, ne yazık ki korktuğum başıma gelmek üzereydi,  tam gerçekten İK yazılarımdan kopmak üzereyken, bugün  masa başına oturabildim..

Geçtiğimiz aylar benim için nasıldı?

Yeni bir işe  başladım, her yeni işe başlayan kişi gibi ben de heyecanlı ve bir an önce herşeyi öğrenmek için hızlı bir süreç yaşadım,

Şimdiler de artık yavaş yavaş yoluna girmeye başladı herşey, ve ben de aranızdayım..

Yeni bir iş değişikliğinde sizler nelere dikkat ediyorsunuz? Neler yapıyorsunuz?

Ben bu geçtiğimiz aylarda neler yaptım, biraz paylaşmak isterim:

Öncelikle sektör değiştirdiğim için sektörü tanımaya çalıştım, sektör için neler önemli, bu sektörde çalışan kişiler için neler önemli, yönetimin İK’ya bakış açısı, çalışanların İK’ya bakış açısı, ve bir de aslında belki çok yapılmaması gereken birşey; eski ile yeniyi karşılaştırmak..

Artık şirketin İK’ya bakışını ve çalışanların bakışına hakim olduğumu düşünüyorum, sigorta sektörü Türkiye’de çok yeni yeni yükselmeye başlayan ve kesinlikle hak ettiğini bulamadığını düşündüğüm bir sektör.. Avrupa, Amerika  standartlarına gelmesi de çok uzun zaman alacağa benziyor..

Ancak kesinlikle eski yıllara göre yükseliyor ve bu yükselme devam edeceğe benziyor, yurtdışından inanılmaz bir ilgi var Türk sigorta şirketlerine, hatta günümüzde 2-3 %100 Türk sigorta şirketi kaldı diyebiliriz. Bence bu yurtdışı yatırımlar  Türk halkının sigortaya bakış açısını güçlendirecektir zaman içerisinde…

Bu tarz gözlemlerle başlıyoruz yeni işe çoğumuz bence, çok objektif yorumlayabiliyoruz şirkette olup bitenleri.. (senelerdir orada çalışan kişilerden daha objektif şirketi yorumladığımız kesin bence) 

Çok sık olmamakla beraber arada yeni başlangıçlar, hepimizi dinamik tutuyor düşüncesindeyim, ancak bu kesinlikle sık olmamalı….

Yeni işe başlayan herkese iyi şanslar diliyorum…

Üst düzey yönetici özgeçmişi

Derya Gönüllü tarafından 20-11-2010 tarihinde (Seçme Yerleştirme) kategorileri altında yazılmıştır.

Etiketler : , ,

İnsan Kaynakları çalışanları olarak elimizden birçok özgeçmiş geçiyor, ama elbette ki genellikle bu CV’ler yeni mezun ya da birkaç senedir çalışma hayatının içinde olan kişilere ait CV’ler. Benim elime orta ve üst düzey CV geçtiği zaman özgeçmişi incelemem ile yeni iş hayatına atılmış birinin özgeçmişini incelemem arasında çok far oluyor.

Yeni mezun birinin yazabileceği çok da bir bilgi olmadığından kendi yetkinlikleri ve becerileri ile dolduruyor CV’Yi, ancak üst düzey birinin bunlara hiç ama hiç ihtiyacı olmuyor. Zaten o seviyeye gelmiş biri o yetkinlikler olmadan başarılı olması mümkün olmadığından o özelliklerin default en üst seviyede olduğunu biliyoruz. Üst düzey birinin 2-3 sayfaya kendini sığdırması gerekiyor, bu özetlemeyi yaparken kilit noktaları da mutlaka paylaşması gerek; şimdiye kadar nasıl projelerde nasıl başarılar elde etti, bu görevlerde üstlendiği roller neler oldu gibilerinden özet bilgiyi paylaşması çok önemli.

Sade bir uslup ile anlatılan, detaydan uzak , 3 sayfayı geçmeyen özgeçmişler daha ihtiyaca yönelik olduğu söylenebilir. Herkese iş ararken bu bilgileri faydalı bulacağını umar, iyi şanslar dilerim.

18. ULUSAL İNSAN YÖNETİMİ KONGRESİ GÖZLEMLER…

Derya Gönüllü tarafından 17-10-2010 tarihinde (Uncategorized) kategorileri altında yazılmıştır.

Etiketler : , ,

Evet ne yazık ki kongrenin sadece bir gününe katılabildim ve naçizane bazı yorumlarım var ve bunları da sizlerle paylaşmak istiyorum:

Kongrede değinilen ana tema ‘İnsandan kültüre ,kültürden insana’ idi. Evet gerçekten de ne kadar önemlidir şirket kültürü, şirket kültürleri uzun bir süreç sonrası yerleşir ve işe alım yapan ikcılar olarak, işe alımda bir diğer önemli husus da şirket kültürüne adayın ne kadar uyum sağlayabileceği sorgulanır. Benim de işe alımda gerçekten önem verdiğim konulardan biridir.

Yazının devamını okumak için tıklayın »